Okumak, tahlil etmek, çıkacak sesi berkitmek.

Temmuz 2018

          Şeytan insanın kalbinden tanrıya sığındı. Bugün. Boğazımıza kadar borçluyuz kendimize. Bugün. Insan insanın kafasında umutlar kurdu. Tabanlarımıza kadar dünden alacaklıyız.           Gökle toprak arasında bir yer beğendi. Burası benim, dedi. Onu oraya koydular. Eşya gibi. Aldılar, götürdüler, bıraktılar. Kirpiklerinden yuva yapan kuşların yuvaları söndü. O yer kısır

          Soğuk bir kış sabahı çok sayıda kirpi ısınma ihtiyaçlarından dolayı bir araya toplanırlar. Kısa süre içinde okları ile birbirlerini yaraladıklarını fark edip birbirlerinden uzaklaşırlar, bu uzaklaşma tekrar yalnız kalmalarına yani üşümelerine neden olur. Bunun için birbirlerine yeniden yaklaşma ihtiyacı hissederler. Oklar rahatsız edene kadar birbirleriyle

Sevgili Anneciğim Binlerce kez açıldım, binlerce kez kapandım yokluğunda Kocaman bir dağ lalesi gibi Ve kapkara göbeğini dünyaya fırlatacakmış gibi duran. Şimdi mucizevi bir yerdeyim Muc'un ucuz evinde Sanki mürekkebi rutubet olan bir kalem Duvarlara hep senin resmini çiziyor Dili geçmiş zamanda birçok resim, Hep gülümsüyorsun Aklının ortasında mavi bir yıldız varmış gibi Ve o yıldız

“İnsan yazarken kendini, eksiğini de tamamlamaya çalışıyor.” diye konuşuyor Serkan Türk’ün karakterlerinden biri. Söylemekle kalmıyor hatta, bu cümleyi var olduğu satırlardan kitabın bütününe yaymayı da beceriyor. Öyle ki sayfalar dolusu bir tamamlanma arzusu içinde, zıddı bir eksilmeyle dolanıyoruz öyküleri. Adeta Uyurgezer Bir Gölge gibi. Serkan

Uzatmak çoğu insana göre basit bir var olma çabası gibi gelirdi bana. Fazlaca kelime dudaklardan çıkıp havaya karışınca en basit hece hep seyyahları ezerdi, şahsi tecrübemden biliyordum. Ne yalan söyleyeyim böyle olmasına karşılık ne seyahat etmekten vazgeçtim ne de kurşun kalemlerden. Lakin bu kararı Mısırlı

          Sen yarım bir delisin, herkesteki gözlerin hiç kimseye bakmıyor. Bulut bulut parmakların var, kar kar olup tane tane yağıyor.           Burada kör nişancının sözleri sefillerin kulak arkasında uyuyor. Burada karanlık, burada teni soyulmuş elmaların kopuk saplarından gök kopuyor. Burada yol. Yol benim. Burada ayak. Ayak benim.           Gidemediği her

"Sadece nefret ettiğin birini düşün."           Green Street Hooligans (Yeşil Sokak Holiganları ) İngiltere yapımı bir dram ve aksiyon filmi. Harvard Üniversitesi'nden haksız olarak kovulan Amerikalı Matt, İngiltere'de yaşayan ablasının yanına kaçıyor. Burada eniştesinin erkek kardeşi olan Pete ile arkadaş oluyorlar ve Pete onu İngiliz futbol holiganizminin derinlikleriyle tanıştırıyor.

          Merhaba, dedi bir kişi diğer bir kişiye. Kendilikleri düştü uzattıkları ellerinden.  Yer buldular, susacak. Yurt buldular ağıtları taş alınlı putlarının belden aşağısında kurumuş.           Merhaba, dedi bir kişi bin kişiye. Et buldular, yiyecek. Ekmek bir dilim cesetli kara parçası, su bir yudum kan  oralarda.           Merhaba, dedi bin kişi