Okumak, tahlil etmek, çıkacak sesi berkitmek.
Ana SayfaFelsefe

Felsefe

          Soğuk bir kış sabahı çok sayıda kirpi ısınma ihtiyaçlarından dolayı bir araya toplanırlar. Kısa süre içinde okları ile birbirlerini yaraladıklarını fark edip birbirlerinden uzaklaşırlar, bu uzaklaşma tekrar yalnız kalmalarına yani üşümelerine neden olur. Bunun için birbirlerine yeniden yaklaşma ihtiyacı hissederler. Oklar rahatsız edene kadar birbirleriyle

Bilindiği üzere ilk çağın en önemli filozoflarından olan Platon'a göre asıl olan, içinde yaşadığımız dünya değildir. Gördüklerimiz, dokunduklarımız ve hatta ruhumuzu kapsayan bedenimiz bile gerçek değildir. Platon'un felsefesinde iki dünya vardır; gölgeler ve idealar. Bu da Platon'un düalist bir yapısı olduğunu düşünmeye iter bizi. Gölgeler

Birçok filme ve kitaba konu olmuş yapay zekâ fikri, Antik Yunan’daki mitlere kadar uzanır. 1950’de Alan Turing ile birlikte makinelerin zekâsının olup olamayacağı tartışılmaya başlanmış, geliştirdiği “Turing testi”nde bilirkişiler karşısında bu konu ispatlanmaya çalışılmıştır. Resmî olarak ise 1956’da “yapay zekâ” terimi bir konferansta ortaya atılmıştır. 1997’de

Paranın ne kadarı saadet getirir? Ekonomistler ve psikiyatrlar uzun yıllar boyunca bunun cevabını aramışlar ve aramaya devam ediyorlar. Zira çok para mutluluk getirmiyor ama fakirlik de insanı mutsuz etmeye yetiyor.  Sonuç olarak insan yetinen, memnun kalabilen bir mahluk değil. Ne kadar çok kazanırsak kazanalım hep

Godot sanıldığı gibi ütopik bir eser değildir aslına bakıldığında. Hissederek okuyan herkese farklı lezzetler sunuyor olsa da kalbimizde bıraktığı en baskın tat; umuttur. Umut kelimesinin vücut bulmuş halidir desek de yeridir. Birbirinden çetrefilli yaşamların tam ortasında buluyoruz kendimizi. Ne bulunduğumuz yere aitiz ne de bulunmak

Hümanizm; insanların zaten sahip olduğu değerlerin tedarik edilmesini amaçlayan akım, insancılıktır. Fakat her grup, görüş ve dönem, baskın olduğu kavramlar çerçevesinde farklı hümanizm anlayışlarına sahip. 20.yüzyıla kadar1 tüm insanlar için şartlar iyileştirilemediğinden, gerçekçi ve her insanı kapsayacak evrensel bir tanımlama yapılamamış. Günümüzde o evrensel tanımlamalar yapılabilir

Dönüşüm, bir sabah aniden böceğe dönüşen Gregor'un hayatı üzerinden iktidara ve iktidarın yarattığı "düzene", düzenin yol açtığı içsel bunalıma ve yabancılaşmaya vurgu yapar. Cesur Yeni Dünya, Huxley'in daha 1930'larda öngördüğü ve 2000'li yıllarda bile insanda hayret duygusu oluşturarak kendini okutmaya devam edebilen bir distopya. 2500'lü yıllarda

          Gazi Üniversitesi bünyesinde kurulan bu topluluk; şüphesiz oldukça saf ve hevesli bir uğraşın sonucudur. Sanatın ve düşüncenin her yönünü kutsal sayan, fikrî münasebetin tarafsızlığına inanan bizler; biz’e daha derin anlamlar yüklemek, daha fazla biz’e ulaşabilmek için böyle bir platformu gerekli gördük. Ve bunun gereğince sadece