Okumak, tahlil etmek, çıkacak sesi berkitmek.
 

Deliler Evinden Sanrılar – Birinci gün sanrıları: Merhaba

          Merhaba, dedi bir kişi diğer bir kişiye. Kendilikleri düştü uzattıkları ellerinden.  Yer buldular, susacak. Yurt buldular ağıtları taş alınlı putlarının belden aşağısında kurumuş.

          Merhaba, dedi bir kişi bin kişiye. Et buldular, yiyecek. Ekmek bir dilim cesetli kara parçası, su bir yudum kan  oralarda.

          Merhaba, dedi bin kişi bir kişiye.  Yol buldu, koşacak koşacak koşacak… Anne buldu, kaçacak kaçacak kaçacak…

          Söz uzattı bir dil bir dile. Kusursuzdu intiharları böylece, o şehrin sabah ışıklarında gözlerini yakacak. Anlamı mı olacak?

          Nereye sınır çizse oranın dışıdır onun yeri. Sevemedi hiçbir zaman sevmeyi salıncak takılı dalların gölgesindeki küçülmüş de büyümüş abiler.

          Korkaklar çok yaşar, o da çok yaşayacak. Sümüklü elleriyle sırtını kaşıyacak.

          O bir kişidir bazen, genellikle uyurken. O bin kişi de olur,  suları bulanıkken. O, diğer bir kişidir yatağından kalkarken…

          Merhaba,  dedi diye niye dili kopacak? Belki sağır bir kulak ondan türkü duyacak.

          Merhaba…

Yazar:

1995 yılında dünyaya kabul etmiş beni devlet. O günden beri doğmaya çalışıyorum. Islak bir şehrin toprağından yaratılmışım. Ne çamur olup eline bulaştım kimsenin ne de kuruyup puta döndüm. Siz ne kadar varsanız ben de o kadar varım. Kanuna göre halkım kendime kadar hükümdarım.

Yorum Yapılmamış

Yorum Yazın