Okumak, tahlil etmek, çıkacak sesi berkitmek.
 

Deliler Evinden Sanrılar – Üçüncü gün: Mana

          Şeytan insanın kalbinden tanrıya sığındı. Bugün. Boğazımıza kadar borçluyuz kendimize. Bugün. Insan insanın kafasında umutlar kurdu. Tabanlarımıza kadar dünden alacaklıyız.

          Gökle toprak arasında bir yer beğendi. Burası benim, dedi. Onu oraya koydular. Eşya gibi. Aldılar, götürdüler, bıraktılar. Kirpiklerinden yuva yapan kuşların yuvaları söndü. O yer kısır imiş meğer. Beni buradan alın, diye yalvardı.

          Aldılar, götürdüler, bıraktılar. Var olmak için kendini doğurdu. Kendini doğuran adamdan bir kadın, o kadından bir adem oldu. Çoğaldılar, çoğaldılar, çoğaldılar. Her yer onların oldu. Hiçbir yerde olamadılar. Bizi buradan alın, diye yalvardılar.

          Aldılar, götürdüler, bıraktılar. Hepsi bir kalp kadar büyüdü. Şeytan insanın kalbinden tanrıya sığındı. Bugün.

          Aldılar, götürdüler, bıraktılar. Yerim burası değil, dedi. Sustular.
Aforizmaların cenneti, kitaplar yandığı yerdeymiş. Aradılar, buldular, aldılar. Götürmediler. Sandılar ki mana onlarda bir yer. Sandılar. Dün.

Yazar:

1995 yılında dünyaya kabul etmiş beni devlet. O günden beri doğmaya çalışıyorum. Islak bir şehrin toprağından yaratılmışım. Ne çamur olup eline bulaştım kimsenin ne de kuruyup puta döndüm. Siz ne kadar varsanız ben de o kadar varım. Kanuna göre halkım kendime kadar hükümdarım.

Yorum Yapılmamış

Yorum Yazın