Okumak, tahlil etmek, çıkacak sesi berkitmek.
 

“Veysel” Üzerine | Deneme

Beni hor görme kardeşim
Sen altınsın ben tunç muyum
Aynı vardan var olmuşuz
Sen gümüşsün ben sac mıyım…

          Veysel bu dizeleri yazdığı anda yazmamıştır aslında. Bu sözleri söylemek için
yaşanmışlıklar gerekir. İnsanların; başka insanlara davranışlarını görmek, görüp de onların
yerine utanmak gerekir. Bu sözler aslında; bakıştan, duruştan ve halden anlamayana başına
vura vura anlatmaktır bir nevi.

          Yaradan herkese nefes üflemiştir. Senin nefesin Erciyes’ten Ağrı’dan olsa ne olur,
Everest’ten Alplerden olsa ne olur? Yeri değişse de özü değişmez havanın. Aramızdaki
farklılıklar da özümüzü değiştiremez. Bizi, hepimizin yine birlikte gideceği sona kadar renkli
kılar hepsi bu.

          Bu özellikleri, farklılıkları statü gibi görenler hepimizin dinsiz, dilsiz, bayraksız ve hatta
örtünecek bir bez parçasız bir anadan doğduğumuzu ne çabuk unuturlar? Allah yolumuzu
açtı diye aslında bizle aynı olan kardeşlerimizi aşağıda görmek niye?

          Farklılıklarımızın elbette bir sebebi var. Düşünsenize; bu hayatta herkes aynı görünür, aynı
işi tutar, aynı fikre sahip olursa yaşamak zulme dönmez mi? İşte farkları bir ayrım malzemesi
olarak görenler, kendilerini üstün hissetmekten bunu düşünmeye fırsat bulamamış
insanlardır. Bu insanların kaliteli, mutlu, huzurlu bir hayat sürebilmesinin tek yolu yaptıkları
ayrımın farkına varıp buna bir son vermek olacaktır. Farklılıkları kabullenip bunları herkes
için bir avantaja dönüştürürsek hepimizin hayatı kolaylaşır ve güzelleşir.

          Nefse yenik düşen her fâni, toprağa karıştığı anda yaptığı yanlışı elbet fark edecektir.
Mühim olan, Veysel’in de çabası olan, bunun farkına bu dünyada geç kalmadan varmaktır.
Kalp kırmayı ayrım yapmayı bırakmak lazımdır. Her birimiz nefsimizi susturur, vicdanımızı ve
insanlığımızı dinlemeye başlarsak dünya hayatı bize eziyet ve yarış olmaktan çıkar, huzura
bürünür.

Etiketler
Paylaş
Yorum Yapılmamış

Yorum Yazın